Çobanın payı.

Aklima düştü,yazıverdim.

“Kasabanın birinde en büyük geçim kaynağı hayvancılıkmış.sayısız koyun sürüsü varmış ama çoban kıtlığı olmuş bir yaz başında.

   Ağanın birinde de var 175 koyun,kar ettiğinden değil,atalardan öyle görmüş illa sürüsü olacak,binlerce dönüm arazi  var,ekileni bicileni var amasürü olmayınca zengin saymıyor kendini.

   Lakin,ağanın yaşlı çoban gecen yıl ölünce bu yıl çoban yok,ara tara yok.Sürü de öyle çok büyük değil ya,kimse talip olmamış gütmeye,sonuçta çobanlığın da bi şanı var;evvela  büyük sürü güdeceksin,sürüyü iyi besleyeceksin kırda bi de arttıracaksın ki”sağlam çoban” desinler sağlam çoban olunca e sürüden de çoban payını alacaksın şanla beraber.

    Bizim ağa çobansız kalmış ya,durum vahim,sürü bu,çoban olmayana teslim edilmez,Ağa kara kara düşünürken bir gün kapısını bir kavruk oğlan çalmış,sırtında bi uyuz kebe,elinde eğri bir değnek.Ben demiş” çobanım,sürüye talibim”.
Ağa’nın gözü tutmamış ama başka çıkar yol yok.”Gel yiğit bi yemek ye ,karnını doyuralım hele diye buyur etmiş sofraya.

  Yemekler yenilmiş içilmiş,Çoban kendinden emin konuşurmuş hiç durmadan.”İşi şöyle bilirim,sürüyü böyle geçtiririm,şöyle koç katarım,böyle kuzu alırım,ha bir de beşvakte beş de katarım”

   Ağa çıkarmış tütün tablasını bir sigara sarmaya başlamış ki  bakmış ötekinin gözleri tütüne kilitlenmiş”buyur demiş sen de sar bi tane”.

    Çoban şimsek hızıyla sarmış,ağa çakmağını bile yetiştiremeden kavı tutuşturup cigarasını yakmış ve derin bir nefes cekmiş.

    Ağa şaşkın bakarken “yokluk be ağam” demiş,tütün zengin işi her zaman icemem ben”.

    “Eh” demiş aga içinden”dürüst birine benziyor.Sabah alıp gitsin bari,bizim sürü en gec kaldı kıra çıkmada”.

     Sabah olmuş,Çoban namazda bağırırmış duymayan kalmamış “esselamun aleyküm Rahmetullah,Esselamun Aleyküm rahmetullah”Ağa kulak kabartmış beriden,demiş kendi kendine Çalmaz ulan bu namazında niyazında.

Az sonra  sürü çıkmış ağıldan.bizim kavruk çoban kasabayı inletmekte fiyuvvv,fiyuvv ıslıklarken,sürü coşmuş,kösemen koyun neredeyse zil çalıp oynayacak.Çoban davranmış kavala,kaval da kaval olsa iple bağlanmış çatlağından.Almış gitmiş sürüyü.

     Aradan zaman geçmiş,sürüden haber yok,Ağa merak eder sürünün yerini bilen yok,Arasıra birileri gelir haber getirir olmuş bi süre sonra;”Ağa senin sürü Burdur tarafında,Öteki dermiş “Isparta tarafında’” Ama hep tevatür sürüyü gören yok.

     Yaz geçmiş,yağmurlar başlamış hava ayaza çeker olmuş,sürüler dönmüş kasabaya,Ağanın sürü yok.Ağa sürüyü arayacak ama nerede ?.
Kar düşmüş bi gece,öyle böyle değil,temizlemezsen saçaklar çökecek.Rüzgar  da kıyamete çevirmiş ortalığı sabah bizim ağa kaval sesiyle uyanmış,”Eh be çoban demiş,öldürdün beni,sürüyü gece bıraktın”.Bi koşu kalkmış yataktan varmış ağıla ,çoban orada.

        Ulan ne olmuş bu çobana? kavruk çoban olmuş bir dev,yüzüne kan gelmiş,yanaklar kırmızı,eller kocaman .Sırtında bir sarı kebe,çift kat eşek dövmüş gibi.

          Elinde bi gümüş kaval,ağzında altın bir ağızlık yetmemiş çobanın otuz iki diş de altın.

           Lakin ağıl boş,koyun kuzu yok.

          “Bre çoban sürü nerde?” diye gürlemiş ağa ,

            “Sakin ol ağam” demiş öteki,anlatacağım tek tek sen de bana hak vereceksin.
Şurdan çıktım meraya,geçtim vardım Çayı Kıyısına durdum Sabah Namazına .be Ağam senin koyunlar hiç mi yüzme bilmezmiş,yüz yirmibeşi orada telef.Ordan çıktım Toroslar’a ,durdum öğle namazına. be ağam senin koyunlar hiç mi dağ görmemiş,yirmi beşi orda telef.

                Bir gün geldi,vardım taaa Isparta’ya,durdum akşam namazına. Bir kurt geldi sürüye yirmi beşi de orta telef,be ağam senin köpekler hiç mi kurt görmemiş ?köpekler de orada telef.

               Ağa kudurmuş” ulan sürü bitmiş,ne kalmış geri “demiş.
Çoban kebeyi açıp göstermiş koltuğunun altındaki yeni doğmuş bir kuzu  yu,yüzsüzce sırıtmış;

                  ”Ağa değil misiniz,şu fakir çobanın da payına göz dikmeseniz olmaz sanki ” 26.12.2013 ÇORLU

 

 

 

 

 

Reklamlar